Dijital Varlıkların Depreme Karşı Korunması

Günlük hayat içinde koşuşturmalara devam ederken, bir şeyi unutuyoruz. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu. Bugün yani 01.11.2019 tarihinde Denizli ilinde 0,8 ve 1,4, Ege Denizinde 2 kez 2,6, Ankara- Bala ilçesinde 1,6 ve Akdeniz’de 2,1 şiddetinde sarsıntılar meydana geldi. ve biz hissetmesek de, ufak tefek sarsıntılar sürekli olarak devam ediyor.

Peki, yoğun iş gücüne sahip Türkiye, bu depremlere ne kadar hazır? Özellikle dijital ortamda ne gibi tedbirler alınmalı?

Dijital Varlıkları Korumak

Hangi sektörde faaliyet gösterirse göstersin, her şirketin ya da işletmenin bir dijital varlığı vardır. E-postalar, web siteleri, raporlar, dokümanlar, sunumlar, çizimler, ses dosyaları ve videolar dijital varlıklardır.

Ayrıca, dijital ortamda yaratılan dergiler, kitaplar, reklâm afişleri, TV dizileri ve filmler de birer dijital varlıktır. Dijital varlık, dijital ortamda bulunan, bir değere sahip ya da daha sonradan bir değer kazanan varlıklardır.

26 Eylül 2019 tarihinde İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5,8’lik depremde, özellikle Türk Telekom’un teknik altyapısının kesintiye uğraması ile birlikte, Türk Telekom’un hizmetlerinden faydalanan pek çok insan, ailelerine ve sevdiklerine ulaşamadı. Bu durum, insanların internet ve telefon hizmetleri veren şirketlerin ve kurumların, güvenilirliğini de sorguladı elbet. 5.8’lik bir sarsıntıda ailelerine ulaşamayanlar, daha büyük bir sarsıntıda da uzaktaki ailelerine ulaşamayacaklarını düşünmeye başladılar bile.

Peki ya şirketler, firmalar ve kurumlar, olası bir büyük depreme karşı, dijital varlıkları korumak için ne gibi tedbirler almalılar?

Depreme Karşı Hazırlıklı Olma

Depreme karşı hazırlıklı olmanın ilk kuralı insan hayatını kurtarmaktır elbette. Bu sebeple özellikle Marmara Bölgesi (İstanbul – Kocaeli)  gibi depremin şiddetli yaşandığı bölgelerde depreme karşı daha çok hazırlıklar yapılmalıdır. Tatbikatlar düzenlenmeli ve binalar güçlendirilmelidir.

İstanbul’daki 5,8’lik deprem, sesli iletişimde aksamalara yol açtı ama daha büyük bir depremde önlemlerini almayan pek çok şirket, dijital varlıklarının pek çoğunu yitirebilir ve geri dönüşü olmayan iş kesintileri olabilir. Çünkü şirketlerin pek çoğu felaket kurtarma planına sahip değildir. Peki, felaket kurtarma planı nedir?

Felaket Kurtarma Planı ve Merkezi

Felaket Kurtarma Planı, bir şirketin uygulaması zorunlu planlarından biri olmalıdır. Çünkü şirket adına hayat kurtarıcı niteliktedir. Her şirketin de bir Felaket Kurtarma Merkezi olmalıdır.

Merkezdeki verilerin ortak bir yerde yedeklenerek, yine bu yedeklenen verinin Felaket Kurtarma merkezine kopyalanma işine felaket kurtarma adı verilir.

Felaket kurtarma, verinin oluşturulması sırasında gerçekleştirilir. Verinin sürekli olarak korunmasını sağlar. Şirketlerin veri güvenliğini sağlayarak, herhangi bir verisel kayıp olmadan, müşterilerin memnuniyeti esasına da dayanarak, işyerinde sürekliliği sağlayan sistemlerdir.

Pek çok firma, maliyeti yüksek olduğundan dolayı, felaket kurtarma planını uygulamaya koymamaktadır. Ancak, olası bir deprem durumunda, verileri zarar gördüğünde, çok daha büyük maddi ve manevi kayıplar yaşayacakları da bir gerçektir. Bu yüzden felaket kurtarma merkezleri her işletmenin önceliği olmalıdır.

Felaket Kurtarma Merkezi oluşturulurken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, merkezin deprem fay hattı üzerinde bulunmamasına dikkat edilmelidir. Eğer fay hattı üzerine kurulan bir kurtarma merkezine sahipseler, sistemleri daha çok zarar görecek, işleri duracak ve sistemlerini kurtarabilseler dahi, pek çok veri kaybı ve dijital verilerin yok olmasını engelleyemeyeceklerdir.

Bu yüzden merkez kurulurken fay hattı üzerinde olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kurtarma Merkezini Oluştururken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kurtarma merkezini oluştururken;

  • Güvenlik Kamera sistemleri
  • İzolasyon
  • Yükseltilmiş zemin
  • Fiziksel geçiş kontrol sistemi
  • Aydınlatma
  • Isı ve nem takip sistemi
  • Yangın algılama ve söndürme sistemi
  • Enerji alt yapısı
  • Yapısal kablolama
  • İklimlendirme sistemleri kurulmalıdır.

Kurtarma merkezini hazırlarken bir dikkat edilmesi gereken husus, Felaket Kurtarma merkezi ile şirket merkezi aynı il sınırları içinde bulunmamalıdır. Herhangi bir olası tehlike durumunda, hem iş merkezi hem de Felaket kurtarma merkezinin aynı anda zarar görmemesi için, ayrı bir ilde kurulmalıdır.

Kurtarma merkezi, elektronik, mimari ve elektrik konseptleri hazırlanmalıdır. Merkezi network altyapısı ve merkezi enerji altyapısı planlanmalıdır. Ayrıca kurtarma merkezinin güvenliği de sağlanmalıdır. Personel harici dışarıdan girişlere karşı, bir sağlam güvenlik sistemi de oluşturulmalıdır. 7/24 kameralar ile izlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır.

Kurtarma merkezinde her türlü felaketlere karşı da tedbirler alınmalıdır. Sel, fırtına, deprem ve terör gibi durumlara da hazırlıklı olunmalıdır.

Herhangi bir olası duruma karşı, Felaket kurtarma merkezinde, durumlara anında müdahale edebilecek, uzman bir teknik ve güvenlik ekibi olması zorunludur. Özellikle teknik personel sayısı yeterli değilse, dışarıdan güvenilir bir firmadan destek alınabilir.

Kısaca Özetlememiz Gerekirse

Her şirketin bir Felaket Kurtarma planı ve merkezi olmalı, bu merkez, şirketin ana merkezi ile aynı ilde bulunmamalı, teknik ve güvenlik açısından her türlü tedbiri alarak merkezin korunmasını da sağlamalıdır.

Tüm bu tedbirler alındığı takdirde, olası bir deprem ya da afet durumunda, verileriniz zarar görmeyecek ve tüm verilerinize ulaşabilme imkânı sağlanacaktır.


yeni iş fırsatları

kobi vadisi

Yorumunuz




Yeni Bayilikler

bayilik veren firmalar

Yeni İş Planları

iş planları
sponsor arıyorum
"Kobi Vadisi; 5651 Sayılı Kanun kapsamında BTK tarafından onaylı Yer Sağlayıcı'dır. Bu sebeple içeriklere yapılan yorumları araştırma yükümlülüğü yoktur. Hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu düşündüğünüz yorumları iletişim sayfasından bildirebilirsiniz."
google news icon
Google News üzerinden bizi takip ederek, en yeni içeriklerden haberdar olabilirsiniz

Dijital Varlıkların Depreme Karşı Korunması

okuma süresi: 3 dk
0