İş Yaşamı – Stres

Tüm insanların dilinde yer etmiş bir kelime stres. Kedimizi baskı altında hissettiğimiz, huzursuzluk duyduğumuz anda kendimizi bu sözcükle ifade ettiğimiz durum gerçekten stres midir? Bilimsel olarak içinde bulunduğumuz baskı halini tanımlayan kelime nedir?

Viyana doğumlu Macar asıllı Profesör Hans Selye, 1907 yılında Biyolojik stresi bilimsel olarak tanımlayan dünyadaki ilk bilim adamı olur. Profesör fareleri ile yaptığı deney sonuçlarından hormon düzeyleri ile ilgili pek çok araştırmalarına kadar uzun ve karmaşık bir süreç sonunda bilimsel olarak tanımlar stresi.

Halk dilinde anlayabileceğimiz hali ile stres birkaç aşamadan geçtikten sonra artık kişinin yaşadığı durumun son halidir. Uyum enerjisi bitmiş, vücut direnci düşmüş kalp gibi vücutsal rahatsızlıklara ya da depresyon gibi ruhsal hastalıklara yakalanma riski yükselmiş düşünme ve hafıza fonksiyonlarında bozulma gerçekleşmesi ile karşı karşıya kalmıştır.

İŞ NEDEN STRES YARATIR?

Kişi için en büyük psikolojik baskıyı muhtemelen kendi yeteneklerini tam anlamı ile ortaya koyamama durumu yaratacaktır elbette oluşabilecek baskılardan sadece bir tanesi sözü edilen etken. Kişi çalışma arkadaşları ile uyum sağlayamadı ise bir yakınlaşma anlaşma doğmadı ise çalışma ortamında, bir baskı ve huzursuzluk unsuru da bu durum olacaktır.

İş yaşamında stres kaynakları nerede ise sınırsız boyuttadır. İşin zamanında, eksiksiz, hatasız yerine getirilmesi sorumluluğu, bazen gereksiz iş yükünün taşınması, mobinge maruz kalmak, tek düze monoton bir çalışma düzeni, vardiyalı çalışma sistemi, yetki ve sorumluluklarda düzensizlik stresi tetikleyen başlıca unsurlar olarak sayılabilir ve listeyi uzatmak mümkün.

STRES İLE NASIL BAŞA ÇIKILIR?

Aslında bu sorunun en kısa cevabı strese neden olan şartları ortadan kaldırın demek olurdu eğer gerçekçi olsaydı, eğer uygulanabilir olsaydı ancak günlük yaşamımızda istenmeyen koşulları hemen değiştirmek ne yazık ki mümkün değil o koşullar ile yaşamaya çalışmaya gayret ettiğimizde ruh ve beden sağlığımız bozuluyor bu yöntem de doğru uygulama değil peki ne olacak bu durumda?

Koşullara katlanamıyoruz, koşulları değiştiremiyoruz. Karmaşık ve içinden çıkılamaz bir durum gibi görünen koşulları ve hissettirdiği baskıyı bertaraf etmek için bir yöntem ile karşılaşıyoruz Stresi Yönetmek. Bir tür katlanma durumu gibi görünse de aslında değiştiremeyeceğimiz koşullar ve durumlar karşısında üzerimizde oluşan baskıya karşı dayanıklılığımızı ve direncimizi artırmak diyebiliriz bu yeni bulduğumuz çözüme.

Elbette çaba sadece stres altında olan kişi tarafından gösterilmemeli yöneticiler de personelin iş tatmini duyup duymadığı, çalışma arkadaşları ile iş yerinin gerektirdiği seviyede uyum ve yakınlık yakalayıp yakalayamadığı konusu ile ilgilenmeli, iş zenginleştirmesi olarak tabir edilen daha fazla sorumluluk belki daha fazla üretkenlik gerektiren işler vererek personelin mutlu olmasını, kendini verimli hissetmesini sağlamalıdır.

Bazen iş yerlerinde beklenen bu profesyonel İnsan kaynakları uygulamaları ile karşılaşmayız daha doğrusu genellikle karşılaşmayız. Muhtemelen personel işini kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilir o zaman stresi bireyin kendisinin her şey kötüye gitmeden kontrol altına alması gerekir.

STRES NASIL YÖNETİLİR?

İlk baskı oluştuğunda birey kendini kötü hissetmeye başladığında baskılar üst üste gelip yığılmadan kişi daha iyi hissetmek için ne yapmalıyım diye kendine sormalı, enerjisini harekete geçirmelidir. Çok klişe gibi gelecek olsa da egzersiz kişinin olumlu hissetmesinde en büyük etkenlerden biridir. Her yerde söyleniyor her fırsatta dile getiriliyor oluşu sanki biraz magazinsel ya da trend gibi algı yaratsa da faydalı olduğu bir gerçek.

Bilimin söylediklerini dikkate almak, inanmak ve uygulamak zorundayız. Bilimsel tüm veriler spor yapmak endişeyi azaltır, Depresyondan korur, Diyabet ve kanser gibi hastalıklara yakalanma riskini düşürür diyorsa spor yapmayı bir yaşam biçimi olarak benimsemeliyiz. Egzersizini yaparak bedenini ve ruhunu rahatlatan biri aldığı ılık bir duştan sonra her sorunla baş edecek gücü depolayarak gelecektir işe. Strese sebep olan etkenleri yok edemeyiz belki ama onları nasıl yöneteceğimiz konusunda ruhsal direncimizi artıran faaliyetler ile beden ve ruh sağlığımızı etkilemesine izin vermemiş oluruz.

Güçlenen ruhsal yapımız iş yerinde kendimizi daha iyi daha doğru ifade etmemizi sağlar, güçlenen ruh halimiz istemediğimiz koşullara pozitif çözümler getirerek koşulların hiç değilse değiştire bileceğimiz kısımlarında istediğimiz yönde bir ilerleme kaydetmemizi ya da bu yönde mücadele verebilecek yeteneği ve enerjiyi kendimizde keşfetmemizi, geliştirmemizi sağlar. Burada sözü edilen asla bir katlanma hali değil, ruhsal direncin artırılması yolu ile olayları herkesi mutlu edecek pozitif yaklaşımlardan oluşan mantık çerçevesinde çözme gayretinin sürdürülmesidir.


[Toplam:3    Ortalama:5/5]

İş Yaşamı – Stres adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?

iş ilanı ver

kobi vadisi

Yorumunuz