yatırımcı arıyorum

Nobel Ödüllü 5 İktisat Teorisi

Nobel Ekonomi Ödülleri

İsveç Kraliyet Bilimleri Akademisi, 1969 yılından beri her yıl, Alfred Nobel anısına, ekonomi alanında ödül veriyor. Bu ödüller, İktisadi bilimler Sveriges Riksbank ödülleri, diğer adıyla Nobel Ekonomi Ödülleri olarak da bilinir.

İlk Nobel Ekonomi Ödüllerini Jan Tinbergen ve Ragnar Frisch almıştır. 1969 yılından beri her yıl, bu ödüller iktisat alanında başarılı çalışmalar yapmış kişilere verilmektedir.

2019 yılı Nobel Ekonomi Ödüllerini Esther Duflo, Abhijit Banerjee ve Michael Kramer üçlüsü almıştır. Esther Duflo, bu zamana kadar bu ödülü kazanan en genç bilim insanı unvanının da sahibi olmuştur.

Esther Duflo, 2009 yılında ödülü kazanan Elinor Ostrom’dan sonraki ikinci kadın bilim insanıdır. Amerikalı ekonomist ve matematikçi Leonid Hurwicz ise ödülünü aldığında 90 yaşında idi ve bu ödülü kazanan en yaşlı kişi olarak tarihte yerini aldı.

Ödül Kazanan İktisat Teorileri

Nobel Ekonomi Ödülleri, bu zamana kadar pek çok çığır açan fikirleri araştırıp test eden kişilere verildi. İşte en çok akılda kalan 5 teori:

1. Ortak Havuz Kaynaklarının Yönetimi

2009 yılında Indiana Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Elinor Ostrom, ödülü kazanan ilk kadın bilim insanı olarak adını duyurdu. Ödüle almasına konu olan ise ekonomik yerleşim analizi özellikle ortak alanların analizi kaynaklıydı. Eşi Vincent Ostrom’da kendisi gibi bir iktisatçıdır.

Ostrom’un araştırması grupların, su kaynakları, balık ve ıstakoz stokları ve meralar gibi ortak kaynakları, ortak mülkiyet haklarıyla yönetmek için nasıl birlikte çalıştıklarını gösterdi. Ostrom ayrıca, ortak havuz kaynaklarının, kaynakları kullananların fiziksel olarak kendisine yakın olduğu ve birbirleriyle ilişkili olduğu sürece, devlet veya özel kontrol olmaksızın, toplu olarak yönetilebileceğini de gösterdi. Yabancılar ve devlet kurumları, yerel koşulları veya normları anlamadıkları ve toplumla ilişkilerinin eksik olması nedeniyle, ortak kaynakları kötü yönetebilirler.

Buna karşılık kaynak yönetiminde söz sahibi olan kişiler, tüm katılımcıların toplumun kurallarına uymasını sağlamak için kendi kendine polislik yapacaktır.

Ostrom’un bu konudaki yayınları;

1990 – Commons: Toplu Eylem İçin Kurumların Evrimi Yönetilmesi

1990 – Commons’ı Yeniden Keşfetmek – Yerel dersler, Küresel Zorluklar (bilim dergisi makale)

2. Davranışsal İktisat

Nobel Ekonomi Ödülü, 2002 yılında, psikolog araştırmadan ekonomik bilime, özelikle insan kararları ve belirsizlik altındaki karar alma konularında içgörü sahibi bir anlayışa sahip olduğu için psikolog Daniel Kahneman’a verildi.

Kahneman, beklenen fayda maksimizasyonunun ekonomik teorisinin öngörüleceği gibi, insanların her zaman rasyonel kişisel çıkarları ile hareket etmediklerini gösterdi. Bu kavram, davranışsal finans olarak bilinen çalışma alanı için oldukça büyük önem taşımaktadır.

Kahneman, araştırmasını Amos Tversky ile yaptı. Ancak Tversky, 1996 yılında öldüğü için ödülde hak sahibi olamadı. Kahneman ve Tversky, insanların mantıksız kararlar almak için hatalı muhakeme yapmalarına neden olan ortak bilişsel önyargılar belirledi.

Bu önyargılar, sabitleme etkisini, planlama yanlışlığını ve kontrol yanılmamasını içermektedir. Prospect Theory yani Beklenti Teorisi, insanların belirsiz durumlarda nasıl karar verdiklerini gösterir. Kahneman ve Tversky, küçük bir alışverişte birkaç dolar tasarruf etmek için aynı zamanda büyük bir alışverişten tasarruf etmek için daha fazla çaba harcandığını göstermiştir.

Kahneman ve Tversky ayrıca insanların olasılık yasalarıyla çelişen yargılarda bulunabilmek için temsil etme gibi genel kuralları kullanma eğiliminde olduklarını gösterdi.

3. Asimetrik Bilgi

2001 yılında ödülü paylaşan George Arthur Akerlof, Andrew Michael Spence ve Joseph Eugene Stiglitz, asimetrik bilgili piyasa analizleri dalında yaptıkları çalışmayla ödüle hak kazanmışlardır.

Akerlof, Spence ve Stiglitz, mükemmel bilgiye dayanan ekonomik modellerin çoğu zaman yanlış yönlendirildiğini göstermiştir. Gerçekte bir işlemin, bir tarafın çoğu zaman bilgi asimetrisi olarak bilinen bir olguya üstün bilgileri vardır.

Bilgi asimetrisi anlayışı, çeşitli Pazar türlerinin gerçekte nasıl çalıştığını ve kurumsal şeffaflığın önemini anlamamızı geliştirmiştir. Akerlof, otomobil piyasasını ele almış, satıcıların araçlarının kalitesi hakkında alıcılardan daha fazla şey bildiği, kullanılmış araç pazarındaki bilgi asimetrilerinin sayısız limonla (iktisat kavramı) Pazar yarattığını söylemiştir.

Spence’nin araştırması, sinyalizasyona ya da daha iyi bilgilendirilmiş piyasa katılımcılarının daha az bilgilendirilmiş katılımcılara nasıl bilgi iletebileceğine odaklanmıştır. Örneğin, iş başvurusunda bulunan adayların, potansiyel işverenlere, mükemmel üretkenliklerinin bir göstergesi olarak eğitim kazanımını nasıl kullanabileceğini ve kurumların karlılıklarını nasıl temettü vererek yatırımcılara yönlendirebileceğini göstermiştir.

Stiglitz ise, sigorta şirketlerinin farklı indirimler ve prim kombinasyonları sunarak hangi müşterilerin yüksek harcamalara maruz kalma riskini daha fazla tehlikeye soktuğunu öğrenebildiğini göstermiştir.

4. Oyun Teorisi

1994 yılında, Kooperatif olmayan oyunlar teorisindeki öncü denge analizleri ile John C. Harsanyi, John F.Nash Jr. Ve Reinhard Selten, ödüle layık görüldü. İşbirlikçi olmayan oyunlar teorisi, oyun teorisi olarak bilinir ve stratejik etkileşim analizinin bir alt dalıdır.

Kooperatif olmayan oyunlar, katılımcıların bağlayıcı olmayan anlaşmalar yaptıkları oyunlardır. Her katılımcı, gerçekte nasıl davranacaklarını bilmeden, diğer katılımcıların nasıl davranmasını beklediğine ilişkin kararlarını temel alır.

Nash Dengesi, Nash’ın en büyük katkılarından biridir ve dengeye dayanan kooperatif olamayan oyunların sonucunu tahmin etmenin bir yöntemidir. Nash dengesi, iki oyunculu, sıfır toplamlı oyunlar hakkında daha önce yapılan araştırmalarla genişledi.

Selten, Nash’ın bulgularını dinamik, statik etkileşimlere uyguladı. Harsanyi ise, bilgi ekonomisi alanını geliştirmeye yardımcı olmak için bunları eksik bilgiler içeren senaryolara uyguladı.

Onların bu katkıları, oligopol analizinde ve endüstriyel organizasyon teorisinde olduğu gibi, ekonomide yaygın olarak kullanılır ve yeni araştırma alanlarına da ilham vermiştir.

5. Kamu Seçim Teorisi

James M.Buchanan Jr. 1986 yılında, ekonomik ve politik karar alma teorisi için sözleşmeye dayalı ve anayasal temelleri geliştirdiği için Nobel Ekonomi Ödülünü aldı. Buchanan’ın kamu tercihi teorisine sağladığı ana katkılar, kamu sektörü aktörlerinin (politikacı, bürokrat vb.) kararları nasıl aldıklarını açıklamak için siyaset bilimi ve ekonomiden gelen görüşleri bir araya getirmektedir.

Kamu sektörü aktörlerinin (kamu görevlisi olarak) yarar sağladığı konvansiyonel bilginin aksine, politikacıların ve bürokratların özel çıkarları gibi davranma eğiliminde olduğunu gösterdi. Buchanan, 1962’de Gordon Tullock ile birlikte çalıştığı ve Anayasal Demokrasinin Mantıksal Temelleri adlı kitabında ödüllü teorisini ortaya koydu.



kobi vadisi

Yorumunuz




Yeni Bayilikler

bayilik veren firmalar

Yeni İş Planları

iş planları
sponsor arıyorum
"Kobi Vadisi; 5651 Sayılı Kanun kapsamında BTK tarafından onaylı Yer Sağlayıcı'dır. Bu sebeple içeriklere yapılan yorumları araştırma yükümlülüğü yoktur. Hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu düşündüğünüz yorumları iletişim sayfasından bildirebilirsiniz."
google news icon
Google News üzerinden bizi takip ederek, en yeni içeriklerden haberdar olabilirsiniz

Nobel Ödüllü 5 İktisat Teorisi

okuma süresi: 5 dk
0