Şirket Değeri Belirlerken Finansal Olmayan Faktörler

Şirket Değerini Neler Etkiler?

Bir şirket değerindeki rakamlar o şirketle ilgili bazı bilgileri verse de, her bilgiyi vermeye yeterli olmazlar. Fakat öğrenilmeyen bu bilgiler hayati önem taşıyabilirler. Bir şirket satın almayı veya satmayı düşünürken, finansmanla ilgisi olmayan, dikkate alınması gereken bir dizi hayati faktör vardır. Bu faktörler bir işletmenin finansal tablolarından çok daha fazla bilgi vererek gerçek değerini belirleyebilir.

İşletme değerlerini büyük ölçüde etkileyebilecek finansal olmayan ilk üç faktör yönetim yapıları, çeşitlilik ve büyüme potansiyelidir. Şayet bir şirket alma düşünülüyorsa, bu faktörler rakamların haricinde şirketle ilgili daha büyük resmi görmeye ve işletmenin başarısını gerçekte neyin tetiklediğine dair bir fikir edinmeye yardımcı olabilir.Ya da bu faktörler bir işletme sahibi için, işletme değerini potansiyel alıcıların gözünde en üst düzeye çıkarmada hangi aracın ne şekilde kullanılabileceği konusunda bir fikir verebilir.

Mesela bir Planör, motor yardımı olmadan, bir süre gökyüzünde süzülebilir, ancak bu çok kısa süreli bir uçuştur. Fakat buna Jet tahriki bir motor takılması, uzun süre hava da kalmasını sağlar. İşte işletme değerleri de böyledir, sahiplerinin ya da potansiyel alıcılarının rakamlarla gördüğü sadece görünen kısmıdır ve şirketin rakamsal değerlerini yansıtır. Oysa şirket değerini esas etkileyen faktörleri bilmek gerekir ve bu faktörler şirketin sürekli havada kalmasını sağlayan bir motor öneminde olabilirler.

Bunun yanında bazen işletme sahipleri büyüdükçe ilginç bir şekilde daha fazla riskten kaçınma eğiliminde olurlar. İşlerini büyütmek için yatırım yapmak yerine, herhangi bir borç veya risk almaktan çekinirler. Sanayiye ayak uydurmak için teknolojiye yatırım yapmak yerine işletme yürüyüşlerinin yeterli olduğunu düşünürler. Belki de kapasiteleri olduğu halde işi asgari düzeyde yapmaya devam ederler, düzeni hiç bozmak istemezler. Aslına bakılırsa, bir şirketin finansal ve nakit akışı, bir şirketin değeri açısından büyük önem taşımasına rağmen, finansal olmayan faktörler de bir şirketi satılamaz hale getirebilir. Derinlemesine incelendiğinde finansal olmayan faktörler bir satışı başarılı kılabilir ya da bozabilir.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili ortak bir sorun, sahibinin şirkete katılım oranıdır. Örneğin, kısa bir süre önce başarılı olan bir taşımacılık ve lojistik şirketini ele alalım. Nakit akışında yılda 500.000 TL’den fazla para kazanıyor,müşteri çekiyor ve iyi bir şirketi değeri oluşturuyor olsun. Bu taşımacılık şirketi sahibi, işin başındaki kişi olarak tedarikçiler, müşteriler ve çalışanlar için potansiyel bir değer ifade eder ve şirket başarılı bir şekilde yürümeye devam eder. Şimdi işin başındaki kişi yani işveren, şirketin resminden çıkarsa durum ne olur?  Bu şirketin değeri rakamlarla ifade edilen gerçek değer olur mu?

Konuyu daha iyi anlaşılması için verdiğimiz örneğe devam edelim. Bu nakliye firması sahibi, işleri başarılı bir şekilde giderken ve kazanırken, ekip kurabilecek ve firmaya yönetici birini alacak bir durumda iken ekip kurmaması ve yönetici almaması durumunda kendisi firmanın büyük resminden çıkarsa, her şey durur. İşte bu yüzden şirketin seçile bilirliğini artırabilecek veya bozabilecek finansal olmayan faktörlere de odaklanmak önemlidir. İster işletme sahibi olunsun ister, isterse potansiyel bir alıcı olunsun, göz önünde bulundurması gereken üç finansal olmayan faktör vardır.

Şimdi bu faktörleri ve rollerine bir göz atalım;

İşletme Değerini Etkileyen Finansal Olmayan Faktörler

Güçlü yönetim ekibi

Bir işletmenin değeri belirlenirken, o işletmenin, sahibinin katılımı olmadan ayakta durup durmayacağını düşünmek için zaman ayırılması gerekir. Firmanın nakit akışını üretmeye devam edebilmesi için sahibinden yüzde kaç katılım gerekir? Yukarıdaki örnekte belirtildiği gibi, bazı şirketlerin satış yapmamasının nedeni tamamen bir kişiye bağımlı olmalarıdır. İş sahibi tüm şirketin tabiri caizse ön tekerleğidir, arkasındakileri çeker götürür. Fakat o ön tekerlek kolayca araçtan ayrılabileceği unutulmamalıdır. Peki, böyle bir durumda, tüm paydaşların, ortakların ve çalışanların durumu ne olur hiç düşündünüz mü?

Bunun yerine, bir şirket sahibi güçlü bir yönetim ekibi kurarsa, bu işin başarısını doğrudan etkilediği gibi satış gibi durumlarda da değerini yükseltir. Potansiyel şirket sahibini, işletmenin iç yürüyüşü hakkında yetiştirmesi ve devretmesi daha kolay hale gelir ve kilit çalışanların firmada kalması durumunda işin uzun ömürlü olması sağlanmış olur. Özellikle iş sahiplerinin bunu erken dönemde değerlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak,  işletme sahiplerinin üçte biri, işletmelerinin günlük işlerine çok fazla odaklandıkları için yönetimin ardıllığını düşünmemektedirler. Yapılan araştırmalara göre işletme sahiplerinin sadece %25’i yönetim ekiplerinin, işletme sahibinin katılımı olmadan başarılı olacağından emindir.

Bir işveren, kendi yokluğunda iş için hayati önem taşıyan sorumluluklarını belirleyerek,çalışanlarının durumunu değerlendirmelidir. Bazı sorumluluklara yapılacak yetkili tercihleri açık olabilir: örneğin, tüm kilit çalışanlar için tek seviyeli bir tanıtım yapılabilir. Fakat bazı pozisyonları doldurmak için yaratıcı olunarak çözümler bulunması ve hatta dışarıdan birilerini getirmek gerekebilir. Mesela yönetim kurulu üyeleri, muhasebeciler veya uygun deneyime sahip kişiler dışarıdan yardım alınacak kişilere örnek olarak verilebilir. Şayet bu düşünceye sahip olmadan bir iş yapılıyorsa ve şirket satma düşüncesi varsa, bir şirket değil, yalnızca bir iş satılmış olunur.

Çalışan, müşteri ve tedarikçi çeşitliliği

Bir şirket herhangi bir müşteriye, çalışana veya tedarikçiye bağımlı olduğunda, bu durum işverene bağımlı olunduğundaki gibi şirket değerine zarar verebilir. Örneğin, tek bir müşteri, şirket gelirinin yarısından fazlasını sağlıyorsa, işletme sahibinden daha fazla yükü omuzlamış olur. Ve bu müşteri herhangi bir nedenle işletmenin hizmetlerini talep etmeyi bırakırsa bu çok büyük bir risk oluşturur.

Bu işletmelerde sık karşılaşılan bir sorundur ve bir şirketin birkaç kilit çalışana aşırı bağımlı olması da aynıdır. Mesela bir şirketin, üretim sorumlusunun bütün yürüyüş prosedür ve bilgilerini tekelinde tuttuğunu düşünelim. Bu şirketin satılma durumunda ki bu kilit çalışanın,firmanın can damarı olan üretimi devam ettirmek için firmada kalıp kalmayacağı kesin değildir. Çünkü işin satılmaya çalışılması sırasında bir sorun çıkabilir ve alıcı, çalışanların satış sonrası şirkette kalıp kalmayacaklarına dair bir garanti vermeyebilir Ya da çalışan açısından bakıldığında orada bundan sonra kalmak istemeyebilir. Bu genellikle işletmelerde yaygın bir sorundur. Bir çalışmada, satın alınan şirketin işçilerinin %33’ü bir şirketin satışının ilk yılında ayrıldığı tespit edilmiştir.

İşte tüm bu yukarıdaki nedenlerden dolayı iş yeri sahibinin herhangi bir çalışan, müşteri veya tedarikçiye tabiri caizse göbekten bağlı olmamalıdır. Şirketin kilit çalışanları varsa, onları firmaya bağlamanın yolları araştırılmalı çeşitlendirilmeye çalışılmalıdır. Müşterilerde de, tüm satın almanın %10’undan fazlasını alan bir müşteri varsa müşteri çeşitlendirme zamanı gelmiştir. Ya da tedarikçide bir tedarikçiye bağımlı olarak çalışılıyorsa bir grup tedarikçi ile bağlantı kurularak tedarikçilerin çeşitlendirip çeşitlendirilemeyeceği gözden geçirilmelidir.

İşin büyüme potansiyeli

Finansal tablolar bir şirketin büyüme potansiyelinin göstergesi olsa da, geleceği ile ilgili net bir resmini gösteren finansal olmayan bazı unsurlar vardır. Şirketin büyüme potansiyeli nedir? Birisi şirketi devralırsa, şirketi genişletebilir mi? İş modelini başka bir şehir veya ilçede çoğaltmak mümkün mü? Potansiyel yatırımcılar veya alıcılar, müşteri tabanındaki genişleme, pazarlar ve hatta potansiyel olarak ürünler de dâhil olmak üzere iş planında net bir büyüme stratejisi görmek isterler. Ardından, bunun satışları ve kârlılığı nasıl etkileyeceğini öğrenmeye çalışırlar.

Gerçek Şirket Değeri

Bir şirket değeri çıkarılırken bir çok finansal yöntem vardır ve bu yöntemler hakkında bilgi sahibi olarak doğruya en yakın değer çıkarılabilir. Bunun yanında yukarıda belirttiğimiz finansal olmayan faktörlerle,finansal olan faktörleri ayırmak ve ölçmek her zaman kolay olmayabilir. Genel olarak bakıldığında bir şirket para kazanmıyorsa, kesinlikle çok fazla bir değeri olmayacaktır. Ancak, çoğu zaman, finansal olarak başarılı şirketlerin sahipleri, finansal olmayan bir sorun nedeniyle satılamaz olduklarının farkında değillerdir.Bu yüzden şirket değeri çıkartılırken hem finansal hem de finansal olmayan faktörleri göz önünde tutmak gerçek değeri belirleme açısında en yararlı yöntem olacaktır. Şirket Değeri Nasıl Hesaplanır?



kobi vadisi

Yorumunuz




Yeni Bayilikler

bayilik veren firmalar

Yeni İş Planları

iş planları
sponsor arıyorum
"Kobi Vadisi; 5651 Sayılı Kanun kapsamında BTK tarafından onaylı Yer Sağlayıcı'dır. Bu sebeple içeriklere yapılan yorumları araştırma yükümlülüğü yoktur. Hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu düşündüğünüz yorumları iletişim sayfasından bildirebilirsiniz."
google news icon
Google News üzerinden bizi takip ederek, en yeni içeriklerden haberdar olabilirsiniz

Şirket Değeri Belirlerken Finansal Olmayan Faktörler

okuma süresi: 5 dk
0