Türkiye Para Politikası Nedir?

2001 Krizine Kadar Olan Dönem

Ülkeler para politikası oluşturmaya mecburdurlar zira ekonomik dinamizm ile varlıklarını sürdürmek durumundadırlar. Mevcut ekonomilerini geliştirmek için fiyatta istikrar sağlanması sağlanan istikrarın korunabilmesi, büyüme potansiyeline göre ekonomiye ihtiyaç duyulan ivmenin kazandırılması amacı para yönetim tekniklerinin belirli yol ve yöntemlerin oluşturulmasını gerekli kılmıştır.

Her ülkede o ülkenin Merkez Bankası para politikasının da yöneticisi belirleyicisi durumundadır. Türkiye Merkez Bankası dünya ile eş zamanlı olarak küreselleşmenin de etkisi ile yol ve yöntemlerinde mevcut ulusal ve uluslararası şartlara da bağlı olarak değişikliklere gitmiş. 1980-1990 yılları arasında denetimsiz finansal aracılık, yükselen kamu fiyatları ve faizler, günlük ayarlanan kurlar ekonomiye zor zamanlar yaşatmış 2000 yılında ise Türkiye krize giden yolu durduramamış, yapılan yenilikler tamamen uygulamaya konulamadığından 2001 yılı Türkiye zor şartlar ile karşı karşıya kalmış.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın para politikaları ve fiyat istikrarı konularında tek yetkili olduğu bilgisi paylaşılırken Merkez Bankası’nın bağımsız olduğu yetkilerini bağımsız olarak kullandığı bilgisine de yer verilmektedir. 2001 krizi sonrasında yeni yasal düzenlemeler gerçekleşir Merkez Bankasının ilk görevinin Fiyat İstikrarının sağlanması olduğuna dikkat çekilir. Fiyat İstikrarının sağlanmasındaki en büyük etken ise Enflasyon Hedeflemesidir.

Ekonominin değişken unsurları dikkate alınarak verilerin değerlendirilmesi bu bilgiler ışığında uygun enflasyon oranının tespit edilmesi, para politikalarının da bu hedefi gerçekleştirecek biçimde oluşturulması Enflasyon Hedeflemesi işlemi olarak tanımlanmakta. Ekonomilerini kalkındıran gelişmiş ülkelerin uyguladığı bu yöntem yeni düzenlemeler ile 2001 krizinden sonra gündeme gelir.

2001 Krizinden Sonraki Dönem

Enflasyon Hedeflemesi bir para politikası yöntemidir, ekonomik alanda uygulanan en önemli stratejilerden bir tanesidir, gelişmiş ülkelerdeki uygulamalarının sonuçları başarılıdır en önemli özelliği de şeffaf olmasıdır. Merkez Bankası tarafından belirlenen enflasyon hedefi bu hedefe uygun izlenecek yöntemler kamuoyu ve piyasalar ile paylaşılır.

Enflasyon hedeflemesi yönteminin uygulandığı ekonomik ortamda belirsizlik önlenir piyasalar yatırımcılar hedeflenmiş enflasyonu söz konusu rakamın hangi dönem e kadar olduğunu ve bu süreçte izlenecek yöntemleri bilir. 2001-2005 aralığında hemen uygulamaya konulamasa da ilk hazırlık yapılır bu yıllar arasında Örtük Enflasyon stratejisi uygulanır.

Örtük Enflasyon uygulamasında Merkez Bankası Enflasyon dışında üretim, istihdam, döviz kuru ve faiz oranları ile ilgili çalışmaları da yürütür bu değişkenleri de izler. Örtük ya da Açık Enflasyon uygulamalarının başarılı olması için gerekli koşul olarak, Merkez Bankası’nın kararlarında bağımsız olması gösterilmektedir.

Ülkede Gelişmiş Bankacılık sektörü, Gelişmiş Sermaye Piyasası, Gelişmiş Döviz Piyasası bulunması gereken mevcut şartlardır ancak bu koşullarda söz konusu Enflasyon Hedeflemesi stratejisi uygulamaya konulabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 2008 yılında Enflasyon Hedeflemesi stratejisini geliştirerek uygular Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan krizin etkileri Türkiye’de de hissedilir ancak Türkiye bu dönemi izlediği başarılı para politikaları ve mevcut stratejik yaklaşımı ile atlatmayı başarır.

Enflasyon Hedeflemesi Uygulamasından Sonraki Dönem

2008 yılından sonraki dönemde dünyada fiyatların düşmesi, enflasyonun düşmesi finansal piyasaların bu dönemde nispeten dengede bulunması ve bu süreçte faiz indiriminin uygulanması Türkiye için cazip bir alan yaratır Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 2008 yılı sonlarında parasal genişleme sürecini başlatır, 2009 yılı sonlarına kadar faiz indirimini sürdürür böylece finansal değişkenler üzerinde belirleyici rol oynarken Türk Lirasının dayanma gücü artar,2010 yılında Türkiye’nin kredi notu yükselir.

Fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra Finansal istikrarın sağlanması da Merkez Bankası’nın görevleri arasında yerini alır bu dönemde zira küresel krizler ile başa çıkma konusunda gelişmiş ülkeler de aynı politikaları izlemektedir.

Faiz Koridoru

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalardan biri de Faiz Koridoru uygulamasıdır. Merkez Bankası ihtiyacı bulunan bankalara günlük, haftalık, aylık vadeler ile borç verebilmekte veya fon fazlası bulunan bankalardan gecelik borç alabilmektedir. Gecelik borç alma-verme faizlerinin arasında kalan alan faiz koridoru olarak açıklanırken piyasa faizleri bu platform içinde yer almaktadır. Faiz koridorunun kullanılmasındaki temel amaç kısa vadeli sermaye hareketlerinde gerçekleşecek sürprizlere hızlı tepki verilebilmesi ayrıca kredi büyümesi gerekli olan hallerde değerlendirilmesidir.

Rezerv Opsiyon Mekanizması

Kısaca ROM şeklinde kullanılan strateji, Türk Lirası zorunlu karşılıklarının belirli bir miktarının döviz ya da altın cinsinden saklanmasına izin veren uygulamadır. ROM Rezerv Opsiyon Oranı ise bu hakkın hangi miktarda gerçekleşeceğine dair bilgiye ulaşılmasını sağlamaktadır. Bu uygulamanın yararına gelince sermaye akımlarının sebep olabileceği bazı risklerden korunma sağlamasıdır. Yabancı sermayede TL’ nin aşırı değerleme baskısı veya kredilerin hızlı artması gibi. ROM için yeni getirilerin olmasını da mümkün kılmaktadır.

2016-2018 Hedefleri

2016 ve 2017 yıllarında hedeflenen Enflasyon %5 olarak açıklanmış 2016 yılı boyunca dalgalı döviz kuru uygulamasına devam edilmiş. Büyümede dengenin korunması ve iç tasarrufların güçlendirilmesi amacı ile banka ve finans firmalarının Türk Lirası cinsinden korudukları zorunlu karşılıklara faiz ödemesi uygulanmış bu arada zorunlu karşılık oranlarında da yükseltmeye gidilmiş.


[Toplam:1    Ortalama:5/5]

Türkiye Para Politikası Nedir? adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?


kobi vadisi

Yorumunuz