Yenilenebilir Enerji – Elektrik Üretimi

Türkiye’nin en fazla güneş alan kısımları Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesi dolayısı ile güneş enerjisinden en fazla bu bölgelerde yararlanılabilecek. Türkiye’nin güneş enerjisinden yararlanarak su ısıtma sistemleri kurmakta gösterdiği başarıyı, elektrik üretimi alanında da göstermesi bekleniyor.

Elektriğin doğal enerji ile yerinde üretilmesi ile maliyetleri düşürmesi, kaçakları önlemesi, şebeke yoğunluğunu azaltması beklenirken, istihdamı artıracağı yorumunda bulunuluyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının günlük yaşamlarımızda yaygın olarak kullanımı yeni düzenlemeler ile daha ekonomik ve kullanışlı hale geliyor. Yapıların çatı kısımlarına yerleştirilecek güneş panelleri ile elektrik üretilebilecek ve bu elektrik vergiye tabi olmayacak.

Binaların konumlarının uygun olması durumunda sadece güneş değil rüzgâr tribünleri ile de elektrik üretimi mümkün olacak. Ancak Türkiye’nin coğrafi yapısı nedeni ile konumunun rüzgâr gücünden yararlanmaya çok da uygun olmadığı yorumunda bulunan uzmanlar bu tribünlerden elde edilecek enerjinin güneş enerjisinden elde edilen elektrik kadar verimli olmayacağını belirtiyorlar.

Abone sahiplerinin elektrik dağıtım şirketlerine başvuruda bulunmaları durumunda dağıtım firmalarının bir ay içinde başvuruyu cevaplayacakları belirtiliyor. Çatılarda üretilecek elektrik maksimum 10 kilovata kadar vergiye dahil olmayacak, yapılarında üretilen elektriği satan abonelerin herhangi bir belge, beyanname doldurmak zorunda olmadığı da açıklanan bilgiler arasında.

Çatıda üretilen elektrik sözleşme ile uygulamaya konulacak ve kiracı değişmesi veya konutun el değiştirmesi durumunda yeni bir işleme gerek duyulmadan faturalar üzerinden çatı elektriği kullanımı devam edecek. Ayrıca her abonenin tek bir üretim başvurusu hakkı bulunduğu belirtiliyor.

Ülke genelinde 15 Milyon bina bulunduğunu açıklayan kaynaklar, verilen rakamın Üçte Bir kadar bölümünün elektrik üretimine uygun olduğunu belirtilirken çatıda güneş enerjisinden yararlanarak su ısıtma sistemlerinin kurulumunda ülkemizin küresel alanda 2. Büyük güç olduğu bilgisine de yer veriyorlar.

Enerji sektöründeki gelişmeler ivme kazanarak devam edeceğinden istihdam sorununa çözüm olabilecek önemli i alanlarımızdan biri. Kaynaklar 2035 yılına dek sektörün çok büyük yatırımlar almaya devam edeceğini, küresel enerji yatırım rakamlarının yaklaşık 42 Trilyona ulaşacağını söylüyor. Enerji üretiminin yan sanayi kolları da dahil sektör hareketlenecek.

Yeşil ekonomi yeni iş alanlarının doğmasına neden olurken mevcut sektörlerin yeniden yapılanmasına da sebep oldu. Yeşil ekonomi anlayışı ile hareket eden girişimciler, araştırmacılar, teknoloji, mühendislik faaliyetleri yenilenebilir enerji sistemlerinde yaşamlarımızı ve koşullarımızı iyileştirecek daha ucuz ve daha pratik enerji tüketimini sağladılar.

Gelişmelere bağlı olarak çevre sorunları hukuk danışmanlığı, organik atık uzmanlığı gibi pek çok meslek grubunun da doğmasına farklı nitelikte pek çok kişinin istihdamının sağlanmasına vesile oldular olmaya da devam edecekler.


Hukuk ve İktisat mezunlarının enerji alanında istihdam edilmeleri söz konusu gelecek dönemler için enerji sektöründe bilgi sahibi ekonomi uzmanlarına ve hukukçulara ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Ayrıca daha fazla sayıda Makine ressamı, saha teknikeri, mühendise ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.

Yenilenebilir enerji uzmanlığı mühendisler için cazip bir alan sayılabilir, yüksek Lisansını pazarlama dalında yapan kimseler için iş olanaklarının fazla olacağı yapılan açıklamalar arasında. Rüzgâr enerjisi uzmanlığı yine gelecek dönemde ihtiyaç duyulacak meslek gruplarından.


Yenilenebilir enerji sektörü dünya genelinde istihdam potansiyelini 10.Milyon gibi bir rakama taşımış kaynaklar, her yıl 500 Bine yakın iş fırsatı doğduğunu, Rüzgâr enerjisi ile elektrik üretiminin ise küresel düzeydeki toplam üretimin Üçte Birini oluşturacağını söylüyor.

Güneşten elde edilen enerji aynı zamanda devamlılık gösterir niteliktedir. Araştırmalar güneş enerjisine yapılan yatırımın en avantajlı yatırım olduğunu söylüyor. Türkiye`nin iklim koşullarının güneş ışınlarından yararlanmaya uygun olması, güneş enerjisi santrallerinin ekonomik olması yatırımcıların sektöre olan talebini artırmış.

Güneş enerji santralinin genel maliyeti ekonomik özellikler gösterse de kullanılacak malzemeler yörelerin niteliğine göre değişebilmekte dolayısı ile fiyatlar sonuç itibarı ile genel maliyetler değişmekte. Santralin kurulacağı zeminin durumu, aldığı yağış çeşidi ve miktarı, zeminin eğim özellikleri kullanılacak araç gereci ve yapılacak harcamayı belirleyen ana etkenler.

Yenilenebilir enerji hibe kredileri ile sağlanan desteğin, 2018 yılının ikinci bölümünde hızlanarak devam edeceği açıklanırken, Akıllı Enerji Avrupa Programının (IEE), Yenilenebilir kaynaklar, organik atıkların enerjiye dönüştürülmesi, tarım ve ticaret faaliyetlerinde AB standartlarında enerji verimliliğinin sağlanması, geri dönüşümünün gerçekleştirilmesi işlemlerinin Avrupa Birliği enerji fonu tarafından desteklendiği belirtiliyor.


[Toplam:21    Ortalama:3.8/5]

Yenilenebilir Enerji – Elektrik Üretimi adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?

önemli manşetler

kobi vadisi

Yorumunuz

Yenilenebilir Enerji – Elektrik Üretimi

okuma süresi: 4 dk
0