İş Yaşamının Büyük Sorunu: Mobbing

Mobing, Mob kökünden gelen kelime İngilizcede yasal olmayan biçimde şiddet uygulayan kalabalık anlamına geliyor iş yaşamında ki kullanılan anlamı ile psikolojik şiddet, yıldırma sıkıntı verme olarak tanımlanıyor.

Hiyerarşinin uygulandığı çalışma ortamlarında ve profesyonelce yapılanmamış kuruluşlarda daha sıklıkla karşılaşılan bir sorun en basit açıklanan hali ile çalışanlardan bazılarının mağdur olma hali olarak ifade edilse de bilimsel ortamda açıklanması da çözümlenmesi de pratik ve kolay değil.

Türkiye Psikiyatri Derneği mobbing konusunda yaptığı araştırma yazısında yıldırma kavramının ilk kez 1984’de İsveç’te “İş Hayatında Güvenlik ve Sağlık” konulu bir raporda Heinz Leymann tarafından ortaya atıldığını belirtiyor. İlk kez İsveç’te 1993 yılında İş yerinde İnsanların Mağdur Edilmesi adlı kanunla yasalaşıyor.

Yıldırma sosyoloji ve hukuk olmak üzere disiplinlerin üzerinde çalıştığı bir konu. İş yerinde baskı, dedikodu, duygusal şiddet gibi baskılarla işi bırakmaya zorlama çalışanın mağdur olması. Çözüm yolları nedenlerini bulmakla başlıyor ve son derece karmaşık birden çok sebebe dayandırmak mümkün.

Bazı araştırmacılara göre sorun toplumsal iş yaşamında özel sektörde her an işsiz kalma korkusu ile çalışanların kıyasıya rekabete girmesi çalışma arkadaşını en yakın rakibi görmesi bu sebeple kişisel hırsların öne çıkması ve sonuçta çalışanlardan bir bölümünün mağdur olması.

Bazı araştırmacılara göre ise iyi örgütlenmemiş rol dağıtımı bilinçli yapılmamış iş yükü ve gelir dağılımı adaletli planlanmamış, ölçme ve değerlendirmeler bilimsel yaklaşımla değerlendirilmemiş işletme ve kuruluşlarda yıldırma sorunun daha çok yaşandığını savunuyor.

Genel bir bakışla değerlendirildiğinde tüm araştırmacıların yaklaşımı sorunu oluşturan bütünün parçaları fakat işletmeler deney amaçlı incelendiğinde ortaya çıkan bir tespit daha var ki oldukça dikkat çekici ve üstünde önemle durmayı gerektiriyor.

Yıldırmaya maruz kalan çalışanlar daha çok nitelikli çalışkan verimli çalışan kişiler ortaya çıkan bu sonuç gösteriyor ki işini en iyi şekilde yapan insanların mağdur olmaması için yönetim kadrolarının profesyonel adaletli ve çalışanlarını çok dikkatli takip eden kimselerden oluşturulması gerekiyor.

Performansların doğru ölçülmesi, iş yükünün adaletli dağıtılması, gelirin işe göre adaletli planlanması, işin iyi analiz edilip iyi organize edilmesi, yönetimin tüm çalışanlara eşit mesafede kalması, iş yerinde çalışanın verimini olumsuz yönde etkileyecek nesnel ve psikolojik her durumun gözden geçirilmesi bunun için son derece donanımlı bir İnsan Kaynakları Departmanının oluşturulması yıldırma sorununu büyük ölçüde çözecektir ya da en aza indirecektir.

Türkiye’de mobbing sorununu inceleyecek olursak eğer çalışan yöneticisi tarafından yıldırmaya maruz kalıyorsa işçinin hakları Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun da düzenlenerek güvence altına alınmış iş gören dava edebilir, tazminat talebinde bulunabilir, iş sözleşmesini haklı nedenlere dayanarak feshedebilir.

6098 sayılı Borçlar Kanunun 417. maddesinde, işçinin kişiliğinin ve vücut bütünlüğünün korunmasına yönelik düzenleme yapılmış.

Yıldırmaya maruz kalan kişilerde öfke, depresyon, uyku bozuklukları, ağlama, panik atak, utanç, korku, kalp krizine kadar uzanan sağlık sorunları görülebilmektedir. İş görenin sağlığını ciddi biçimde bozacak ve sonunda işini kaybetmeye varacak kadar ağır mağduriyete maruz kalmaması için yöneticiye ve yönetim biriminde bulunan herkese önemli görevler düşüyor.

Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda yeni prensipler yeni yaklaşımlar oluşturularak sorunsuz verimli bir iş yaşamı hedefleniyor. İş verimini artıracak yönetimin ve çalışanın mutlu uyumlu çalışmasını sağlayacak bilimsel yaklaşımlardan biri de Duygu Yönetimi.

Kuramsal Eğitim Bilim’in çalışmalarında bu prensipler şöyle sıralanmış Fikirleri paylaşmak, düşünerek cevap vermek, pozitif düşünmek, ön yargılı olmamak, birlikte hareket etmek, saygı göstermek, onaylayıcı yaklaşmak.

Sorun ortaya çıktıktan sonra çözmek oldukça zor hem mağdur olan taraf ham yöneticiler hem de oluşacak iş ve zaman kaybı açısından herkesin mağdur olması ile sonuçlanan bir durum burada kavgaların kazananı yoktur sözünü hatırlamamak mümkün değil sonuçlara baktığımızda gelinen noktanın tam da bu olduğunu görüyoruz. Burada önleyici tedbirlerin ne kadar önemli olduğu İnsan Kaynakları Bilimsel yaklaşımının ne kadar önemli olduğu da ortaya çıkan önemli bir gerçek.

İnsan Kaynakları Yöneticileri tarafından özenle işe yerleştirme gerçekleştirildiğinde iş gören adayının sadece iş yeterliliği değil kişisel nitelikleri de tahlil edilmiş olacak alınacak iş gören adayının kurum değerlerine ve çalışma ortamına uyum sağlayıp sağlayamayacağı iyi değerlendirilecek işe alındıktan sonra ki aşamada da yeni başlayan iş göreni kurum değerlerine uyum sağlaması için yalnız bırakmamak her türlü desteği vermek gerekecektir.

Doğru işe yerleştirme, başarılı bir oryantasyon çalışması sorunları ortaya çıkmadan engelleyecek verimli mutlu çalışanların varlığını sürdürdüğü işletmeler, başarılı işletmelerin varlığını sürdürdüğü güçlü bir ekonomi güçlü bir iş dünyası doğacaktır.


[Toplam:4    Ortalama:5/5]

İş Yaşamının Büyük Sorunu: Mobbing adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?

bayilik arama motoru

kobi vadisi

Yorumunuz



bayilik rehber kılavuzu


iş ilanları


kobivadisi reklam

proje ekle

video galeri