Çaresizliği Yenen Adam

Yaşam hikâyesi 1. Dünya savaşı yıllarına rastlar, o tarihlerde 17 yaşlarında bulunan ünlü iş adamı savaşta ailesini kaybederek yalnız kalır. Çok gençtir, ailenin diğer üyeleri gibi askere gidememiştir çünkü fiziksel olarak askere alınmayacak engele sahiptir. İş bulması da engeli nedeni ile mümkün olmamaktadır. Yine de cepheye gitmek için istekli olur ve kabul edilir.

Savaş bittiğinde bir fabrikaya işçi olarak kabul edilir, fakirlik içindeki işçinin en büyük hayali araba yarış pilotu olmaktır. O tarihlerde herhangi birisine ben dünyanın en hızlı ve en lüks otomobilini üreteceğim, dünyanın en zengin adamı olacağım dese fakir, engelli yalnız ve eğitimi yarım kalmış bu genç adama kim inanırdı? Muhtemelen deli gözü ile bakacaklardı ki o yıllar fiziksel engeli nedeni ile insanların dışlandığı yıllardır.

İtalya savaş yaralarını sarmaya, kayıplarını telafi etmeye çalışmaktadır haliyle ülkede yoksulluk, işsizlik yaygındır. Bu nedenle genç adam da ülke şartlarının olumsuzlukları içinde çırpınmaktadır ilgi alanı arabalar olduğu için iş arama faaliyetlerini de bu alanda sürdürmektedir. Sonunda cesaretini toplayarak yarışa katılır ve adını duyurmayı başarır. Artık hayal ettiği işi yapıyordur 18 yaşında yalnız kalan genç adam 22 yaşında hedefindeki işin başındadır 4 sıkıntılı yıl sonunda para kazanacağı ve para kazanırken sevdiği mesleği yapacağı bir iş bulmuştur.

Evlenip çocuğu olunca yarışlardan uzak durmak ister fakat onun yeteneği ve bilgisinden faydalanmak isteyenler antrenörlük teklif ederler, hocalığını yaptığı takımlar yarışları galibiyet ile bitirir. Kurduğu iki hayalden biri gerçek olan genç adamın kazandığı para ikinci aşamayı başlatacak fırsatı vermektedir ona, küçük bir atölye kurarak kendi tasarımı olan arabayı yaratacaktır. Ne yazık ki ikinci dünya savaşı çıkar ve her şey yerle bir olur. Başka bir kente taşınır 1946 yılında 48 yaşında iken hayal ettiği arabayı tasarlar. ve iki yıl içinde Tasarladığı araba dünyanın en lux ve pahalı arabası olarak otomotiv sektörünün tahtına oturur.

Yaşam öyküsünün kahramanı ENZO FERRARİ DİR.

Engelli olmak, Dışlanmak, savaş, yoksulluk, yalnızlık hiçbir şey Ferrari’yi durduramamış. Hayata küsmemiş, vazgeçmemiş sadece mücadeleden değil hayal kurmaktan da vazgeçmemiş 18 yaşında kurduğu bir hayale 48 yaşında devam edebilmek bir isteğin peşinden bir ömür boyu gidebilmek ve hedefe ulaşmak.

18 yaşında başladığı işi, yaptığı planları 30 yılda uygulamış, çok çalışmış hedefe varana kadar çok çalışmış, vazgeçmeyi hiç düşünmemiş, zorluklar cesaretini kırmamış.

NOBEL ÖDÜLLÜ BİLİM KADINI

Bilim adamı bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelir ve iyi bir eğitim almasına rağmen üniversiteye gidemez maddi olanaksızlıklardan ülke işgal altındadır, savaşlar tüm ülkeleri yoksulluğa ve çaresizliğe sürüklemiştir genç kızın ülkesinde de durum farklı değildir. Aileden bir çocuk gidebilmektedir üniversiteye ona da para yetmemektedir genç kız ablası ile anlaşır çalışıp ona destek olacak ablası bitirecektir eğitimini sonra ablası ona destek olacaktır. Çocuk bakıcılığı yapmaya başlar okul birincisi genç kız, ablası üniversiteden mezun oluncaya kadar.

Ablası mezun olunca kendisi Fen fakültesine başlar, sıra ablasındadır artık. Yoksulluk bitmese de okumak için gereken koşullara kavuşmuştur, kötü koşullarda bir odada, kuru ekmek ile geçen yıllar fizikte birincilik almasına engel olamamıştır. O kadın Madam Curie dir.

Bir ülkede ekonomik koşulların ne kadar kötü olduğunun bir önemi yok, cebinizde ne kadar az paranız olduğunun ya da eğitiminizin yarım kalmış olmasının bir önemi yok, tarih öyle insanları konuk etmiş ki savaşların önemi olmamış, iş yerlerinin, evlerinin bombalanmasının bir önemi olmamış. Hayatta kaldıkları sürece baştan başlamışlar, her zaman çalışmak ve yeni bir çözüm aramak prensibi ile var olmuşlar.

Hangi başarılı sporcunun hayatını okusanız, hangi iş adamının hayatını araştırsanız büyük ve güçlü olan ya savaşların yada büyük yoksullukların içinden çıkıp gelmiş. Bu insanlar vazgeçmiyorlar ve yılmıyorlar her engel daha fazla çalışmak için bir neden, her yıkım başka bir çözüm üretmek için yeni bir bahane hedefe yürürken ne yedikleri kuru ekmeği ne patlayan bombaları işitmeden öylesine devem etmişler sadece devam etmişler istedikleri yere ulaşıncaya kadar, hayaller gerçek oluncaya kadar durmadan dinlenmeden devam etmişler.


[Toplam:5    Ortalama:5/5]

Çaresizliği Yenen Adam adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?


kobi vadisi

Yorumunuz

Çaresizliği Yenen Adam

okuma süresi: 4 dk
0