İnşaat Yapanlara Kosgeb Desteği

Türk inşaat sektörü ülkemizde ve uluslararası platformda gelişiyor gelişmesinin devam etmesi sürdürülebilirliğinin sağlanması için sektörün yatırımcıları, dernekleri sektörün varlığına bağlı olarak ekonomik hayatın içinde yer alabilecek alt ve yan sektörler ortak bir çaba içerisinde.

Türk inşaat sektörünün alt ve yan sektörleri ile ekonomiye yön veren önemli bir değer olduğunun bilinmesi neden ile devlet politikaları destekleri de sektörün kalkınmasına yönelik çaba içerisinde.

KOSGEB, küçük ve orta ölçekli firmalara büyümek istediklerinde yeni bir işyeri açmak istediklerinde destek sağladığı gibi inşaat sektörüne yatırım yapmak isteyen bu alanda ki yatırımlarını büyütmek isteyen kimselere de tam destek sağlıyor.

İnşaat sektörü kapsamında kalan alanlar olan sıhhi tesisat, akışkanlar için hizmet projeleri, su projeleri inşaatı, yıkım ve şantiye hazırlanması, elektrik tesisatı, boya ve cam işleri, yer ve duvar kaplama, inşaatta ki bütünleyici tamamlayıcı işler, elektrik ve telekomünikasyon için hizmet projeleri inşaatı, çatı işleri, sıva işleri, şantiyenin hazırlanması, test sondaj ve delme gibi pek çok alan KOSGEB destek programında yer alıyor.

KOSGEB inşaat destek ve kredisi alarak işlerini büyütmek isteyen küçük ve orta büyüklükteki kuruluşların bir araya gelerek büyümesine olanak sağlıyor. KOSGEB güç birliği kapsamında Bir Milyon civarında kredi verildiği teşvik bilgisi ve KOSGEB yayımlarında açıklanıyor.

KOSGEB desteklerinden yararlanmak isteyen şartlarını geri ödeme koşullarını öğrenmek isteyen kimselerin KOSGEB veri tabanına kayıt olmaları ve KOSGEB girişimcilik kurslarına kayıt olmaları gerekiyor. Bir araya gelecek firmaların bir araya gelme biçimleri ve biçimlerine göre alacakları kredi destek modelleri bilgisine KOSGEB il müdürlükleri ile bağlantıya geçerek öğrenebilirler.

Devletimizin bu konuda ki çabalarından ve maddi desteklerinden söz ettikten sonra inşaat sektörünü ve kentsel dönüşümün inşaat sektörü içinde ki yerini irdelemeye çalışalım. Bilimsel araştırmaların sonuçlarına bakıldığında önceki dönemlerde kentsel dönüşüm olgusunun devlet politikaları ile değil piyasa koşullarına göre biçimlendiği gözlemlenmiş.

6306 sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi hakkında ki kanuna göre, riskli alanların ve yapıların belirlenip yenilenmesi olarak açıklanıyor Kentsel Dönüşüm. Bu kanun kapsamında ülkenin her şehrinde köyünde yıkılmaya yüz tutmuş yapı ve alanların sağlıklı yaşanabilir hale getirilebilmesi için yapılan çalışmalarda devlet yapım kredisi, kira, harç, vergi avantajları sağlanmaktadır.

Kentsel dönüşüm kapsamında Kongre Merkezleri, Kültür Merkezleri, depreme dayanıklı olmayan binaların yıkılıp yeniden yapılanması yer aldığı gibi kaçak yapılaşmanın da engellenmesi hedeflenmiş. Kentsel Dönüşüm çalışmaları gerçekleştirilirken çağa uygun modern yapılaşmaya önem verildiği, zemininin tehlikeli olduğu tespit edilen alanların yıkılarak zemin düzenlemesinin gerçekleştirilmesi işleminden sonra yeniden inşası bu yeniden yapılaşmanın gerçekleşmesi sürecine de modern ihtiyaçların kültürel ihtiyaçların karşılanmasına özen gösterildiğini gözlemliyoruz.

Kentsel Dönüşümün inşaat sektörünün içinde ki yeri ve etkileri ile ilgili inşaat ürünlerinin satıcısı ve üreticilerinin yaptığı açıklamalar olumlu. Modern çağın ihtiyaçlarına göre inşa edilecek bu yapılarda standartlara uygun bazı ürünlerin tercih edileceğini prizden, anahtara ev tipi teknolojilerin kullanılmasında pek çok ürünün satışının artacağı belirtiliyor.

İnşaat sektörü ülkemizin ilk yıllarında demiryolları ve su projeleri ile başlamış, 1950 ve 1960 yıllarında kamu yatırımları ile ivme kazanmış. Uluslararası platformda gelişmeye başlaması Türkiye’nin NATO üyesi olmasından sonra ki döneme rastlıyor. 1980 yılından itibaren yükselmeye başlamış ekonomi politikalarının değişmeye başladığı süreçte büyüme durmuş 2000 yılından itibaren Türkiye ekonomisi büyüme gösterirken inşaat sektöründe küçülme gözlemlenmiş.

2008-2016 yılları arasında krizler, talep azlığı sebepleri ile inşaat sektörü yavaş bir seyir izlemiş. Türk inşaat sektörünün genel olarak yerli sermayeden oluştuğu kaynaklarda belirtildiğine göre Gayrı safi Milli Hasıla içinde ki payının yüzde 30 olduğu ifade ediliyor.

İnşaat sektörünün sorunlarından kısaca söz etmek gerekirse imar planlarının uzun sürdüğünü, enerji yatırımlarında bürokrasinin çok olduğunu, kurumlar arası karışıklıklar olabildiğini bunun engellenmesi gerektiğini, projelerin uzun sürdüğünü belirtiyorlar.

İnşaat sektörünü oluşturan inşaat şirketlerinin sorunlarından da söz etmekte yarar var. İnşaat şirketleri, pazarlama aşamasında firmaların önemli eksikleri bulunduğunu belirtirken İnşaat şirketlerinde profesyonel düzeyde satış ekiplerinin bulunmadığı, yeterli eğitim çalışmalarının yapılmadığı, şirket yönetim kurullarının yanlış satış-pazarlama politikaları üretebildiği bunun sonuçlarının da firmalara zarar verdiğini dile getiriyorlar.

İnşaat sektörü günümüz itibarı ile büyüyor devlet bu büyümenin gerçekleşmesi için KOSGEB destek kredileri ile sektörün kapsamında ki tüm sektörlere el uzatmış durumda inşaat şirketleri çağın gerektirdiği uygulamalar ile doğru pazarlama ve stratejiler ile ki doğru planlama ve stratejiler sektörün kapsamında ki tüm firmalar için geçerli girişimler başarı ile sonuçlanacaktır.


[Toplam:3    Ortalama:4.7/5]

İnşaat Yapanlara Kosgeb Desteği adlı makalemizi değerlendirmek ister misiniz?


kobi vadisi

Yorumunuz