İşletmeler için nakdin kral olarak tasvir edildiğini hepimiz biliriz. Nakit demek; bankada olan ve harcayabileceğiniz kadar olan paradır. İşletmelerdeki en önemli kaynak nakitlerdir ve nakit akışınız işinizi yükseltebilir ya da bozabilir.

Burada önemli olan işletmeniz için daima nakit bulundurmanız gerektiğidir.

Nakit ile Kâr Arasındaki Fark Nedir?

İşletmelerde yapılan en büyük hata, nakit ve kârı birbirine karıştırmaktır ki nakit ve kâr birbirinden ayrı tanımlardır. Kısaca tanımlamalara bakacak olursak;

Kâr; satışlar, maliyetler ve giderler için uygulanan, çok fazla zamanlama kısıtlamasına bağlı olan bir muhasebe kavramıdır.

Gelir; işletmeye gelen paradır. Satışlardan elde edilen paradır. Ancak teknik olarak gelir; varlık ve satışların kredi ve yatırım olarak satışını da içerebilir.

Nakit ise; faturalarınızı ödemek için gereken eldeki gerçek paradır. Bir işletme hayal ettiğinizde, ürünün ne kadara mal olacağını, kaça satacağınızı ve birim başına elde edeceğiniz kazancı düşünebilirsiniz.

Bankada ya da likit yatırımda para anlamına gelen işletme sermayesi, işletme sağlığı için kritik öneme sahiptir.

İşletmenizde nakit akışının etkilerini sık sık görememenizin nedeni, uygun iş planı olmamasıdır. Ayrıca kârın yanında nakit para da iyi yönetilmelidir.

Kredili Satışlar Ödeme Yapılması Beklenen Satışlardır

Bir işletme, mal veya hizmetleri bir fatura ile birlikte, bir ticari müşteriye sunulur ve kontrol edilir. Bu işletmeler arasında oldukça yaygındır ve bunun anlamı, bu faturanın miktarının ayın satışlarına dâhil edilmesi ve satış olarak rezerve edilmesidir. Aslında bankada nakit değildir.

Bunun yerine bu tutar, çek gelinceye kadar ve bankaya yatırılana kadar alacak hesapları bölümüne yazılır. Faturayı teslim etmekle parayı almak arasındaki süreye tahsil günleri ya da tahsil süresi denir. İşletmelerin kârşılaştığı sorun alacak hesaplarındaki tüm paranın satış olarak, kâr olarak ortaya çıkması ancak banka hesabında bulunmamasıdır. Yani harcanamaz.

Envanter: Bir Şeyleri Satmadan Önce Başkasından Satın Almak

Mağazalar gibi ürün işletmeleri, bir ürünü satmadan önce başka bir işletmeden satın almak zorundadır. Üreticiler ve montajcılar, mamulleri yaratmadan ve satmadan önce, bileşenleri ve malzemeleri satın almak zorundadır. Ve bu satın almalar, çok fazla potansiyel nakit akışı problemi yaratır.

Envanter, satış için ürünler, üretim malzemeleri, montaj için bileşenler anlamındadır. Envanter için harcanan para, nihai satışa kadar kârda görünmez. Ama harcandığında bankadan çıkar. Envantere bağımlı olan işletmeler için envanter yönetimi nakit akışı için kritik öneme sahip olabilir. Raflarda uzun süre duran ve hiç satılmayan envantere para yatırmak kolaydır. Bu para banka hesabından çıkmıştır ancak kâr ve zarar hesabında görünmez.

Faturalar: Bankadaki Para ve Borcunuz Olan Para 

Alacak hesaplarının karşısındaki alan, bir işletmenin satıcılarına borçlu olduğu para olarak ödenecek hesaplardır. Ödenecek hesaplarda bulunan her lira, gider olarak sayılan ve kârı azalan liradır. Ancak bu kendi bankanızda olan bir paradır ve ödeme yapılana kadar o para size aittir. Harcamaları ödediğiniz zaman değil, tahakkuk ettiğinde kârdan alacaksınız.

Öyleyse borçlar, alacakların karşıtıdır. Alacaklarla müşterinizin parasını alır iken borçlarla birlikte satıcının parası sizdedir.

Nakit Akışına Dikkat Edin

Tablolardaki en alt satır ibaresi, kâr ve zarar tablosunun en alt satırı olan kârlara bir referanstır. Bu nedenle işletme sahipleri için asıl kazanç, kâr değil, nakit akışıdır. Kârlı şirketler, nakit akışı yetersizliği yüzünden tükenebilir. Bir işletmeyi yürütmek için sadece kârlara değil, nakit akışına da dikkat etmelisiniz.